Hicret, Uhuvvet, Empati ve Hizmet Ruhu

ufuknoktasi
3 dk. Okuma

Hicret, yalnızca bir yer değişikliği değildir; aynı zamanda gönlün, duyguların ve alışkanlıkların da yeni bir iklime taşınmasıdır.
Hicret, insanın kendi sınırlarını aşarak Allah rızasına, kardeşliğe ve yeni hizmet atmosferine
doğru yürüyüşüdür. Bu yolculukta, kimi zaman farklı mizaçlar, farklı bakış açıları ve farklı
tecrübeler bir araya gelir; ancak bu farklılıklar ayrışma sebebi değil, bir rahmet vesilesidir.
Bediüzzaman Hazretleri; “Uhuvvet, ittihadın esasıdır; uhuvvetin rabıtası muhabbet ve
samimiyettir.” ifade eder. Uhuvvet, kardeşliği sadece sözle değil, hâl ve davranışla
yaşamaktır. Farklı mizaclarda, farklı düşünen ama aynı niyetle Allah rızasını hedefleyen
gönüllüler olarak, birlikteliğin bereketini korumak için kalbî samimiyet, saygı, empati ve
nezaket esas olmalıdır.
Fethullah Gülen Hocaefendi (Rah) bu yolun tanımını şöyle ifade etmiştir: Hizmet Hareketi,
barış içinde birlikte yaşama ve insanlığa hizmet etme ortak ideali doğrultusunda, eğitim,
diyalog ve insani yardım faaliyetlerini önceleyen, gönüllülüğü esas alan, dini, sosyal ve
kültürel çeşitliliği kucaklayıcı, ilhamını İslamî ve evrensel insanî değerlerden alan bir sivil
toplum hareketi oldugunu tanımlar. Bu tanım, hizmetin ruhunu özetler. Ancak bu ruhun
yaşaması için gönüllüler arasında uhuvvet, ihlas ve samimiyetin korunması gerekir.
Çünkü Hocaefendi’nin de vurguladığı gibi: “Kardeşler arasında kalbî bir kırgınlık, bir
iletişimsizlik varsa, o yerde hizmetin bereketi olmaz.”
Empati, bir insanın diğerini kendi kalbiyle hissetmesidir. Farklılıklarımızı küskünlük sebebi
değil, birlikte olmanın tamamlayıcı unsuru olarak görmeliyiz. Birbirini anlamaya çalışan,
kalp gözüyle bakan gönüllüler; hem hizmetin hem de kardeşliğin hakikatini yaşar.
Göçle geldiğimiz beldelerde, farklı kültür ve hayat anlayışlarının içinde ihlas ve samimiyetle
hizmet etmek; sabır, muhabbet ve empati ister.
Bu süreçte: Yaşlıların tecrübelerinden istifade etmeli, gençlerin enerjisini hizmette
değerlendirmeli, İstişare kültürünü canlı tutarak ilişkilerde usül ve esaslara mümkün
olduğunca riayet etmeli. Nezaket ve güzel iletişime dikkat etmekte gönüller arasındaki
bağı güçlendirir.
Bediüzzaman Hazretleri’nin şu sözü, hizmet insanına daima hatırlatma mahiyetindedir:
“Mümin, mümine ayna gibidir; onda kendi kusurunu görür, onu düzeltir.”
Afrika kültüründe ; “Bir elin parmakları eşit değildir, ama birlikte bir yumruk olurlar.
”Bu bakış, birlik ruhunu koruyan, farklılıkları rahmete dönüştüren bir duruşu gösterir.
Hicretle başlayan bu yolculuk, uhuvvetle anlam bulur; empatiyle derinleşir; hizmet ruhuyla
bereket kazanır. Biribirimizi anlayarak yaşayacagımız kardeşlik, hizmetin en büyük
sermayesidir.
Birlikte yürümede ihlas, samimiyet ve muhabbetle bu yolculuğu sürdürmekte önem arz
etmektedir. Çünkü hicretin asıl anlamı; insandan insana, kalpten kalbe bir köprü kurmaktır.
Akif Çevik

TAGGED:
Paylaş
Yorum yapılmamış