«…Allah dilediğine hikmet verir; ve hikmet verilen kimseye elbette büyük (bir) hayır verilmiştir. Ancak aklını kullananlar düşünür.» (Bakara Sûresi 2/269)
Okuma, insanın dünyayı anlamlandırma çabasının en temel yollarından biridir. Ancak okuma, sadece kelimeleri seslendirmekten ibaret değildir; anlama, yorumlama ve eyleme dönüştürme sürecidir. Günümüzde artan bilgi yoğunluğu içinde, okuma faaliyetinin stratejik bir boyut kazanması zorunluluk haline gelmiştir. Bu bağlamda, **müzakereli okuma**, bilgiden hikmete giden yolda hem bireysel hem toplumsal gelişimin en etkili yöntemlerinden biri olarak öne çıkar.
1. Müzakereli Okuma Nedir?
“Müzakere” kelimesi, bir konuyu karşılıklı tartışmak, manayı derinlemesine konuşmak anlamına gelir. Dolayısıyla müzakereli okuma, bir metni sadece anlamak değil; onu çözümlemek, sorgulamak, farklı bakış açılarıyla yeniden yorumlamak sürecidir. Okuma, bu şekilde bireysel bir faaliyet olmaktan çıkar; etkileşimli ve düşüce ameliyesi olan bir paylaşım şekline dönüşür (1).
Bu yöntemde okuma eylemi, üç temel aşamada gerçekleşir:
1.Müzakere Öncesi: Katılımcılar okunacak metni bireysel olarak inceler, notlar alır, sorular hazırlar. Metnin kavram ve bağlamı önceden düşünülür.
2. Müzakere Esnasında:Grup başkanının yönlendirmesiyle metin özetlenir, açıklanır, ardından katılımcılar fikirlerini paylaşır. “Buradan siz ne anladınız?” veya “Bu kavramı kendi hayatınıza nasıl uygularsınız?” gibi sorularla metin yeniden anlamlandırılır.
3.Müzakere Sonrasında:Katılımcılar kendi yorumlarını yazılı veya sözlü olarak ifade eder, “Ne anladım, bana ne kattı?” sorularına yanıt arar. Bu süreç, bilginin zihinde kalıcı hale gelmesini sağlar.
Bu üç aşama, müzakereli okumayı pasif bir etkinlik olmaktan çıkararak, “aktif öğrenme ve anlam üretme sürecine” dönüştürür. Bu yönüyle, eleştirel ve reflektif okuma türleriyle benzerlik gösterse de, müzakereli okuma daha “kolektif ve diyalojik” bir karakter taşır.
2. Okuma Metodolojisi: Bilgiden Hikmete Giden Süreç
Bir metnin anlamlı hale gelebilmesi için, okuyucunun onu sadece kelime düzeyinde değil, bağlamı içinde çözümlemesi gerekir. Müzakereli okuma süreci bu açıdan, bilginin ham hâlinden işlenmiş hâline geçişi temsil eder.Bilgi ham ve işlenmemiş hâlde kaldığında, zihni doyurmaz; anlamlı ve bağlamlı hâle geldiğinde ise “hikmet”e dönüşür.
Bu yüzden Kur’an, “Allah dilediğine hikmet verir; hikmet verilen kimseye elbette büyük bir hayır verilmiştir” (Bakara, 2/269) buyurarak, bilginin nihai hedefinin hikmet olduğunu hatırlatır.
Bu süreç “dört bilişsel aşamada” gerçekleşir:
1.Veri (Bilgi Ham Hali): Metin okunur, kavramlar tespit edilir.
2. Bilgi: Metin anlamlandırılır, kavramlar bağlama oturtulur.
3.Anlayış:Metin ile okuyucunun dünyası arasında ilişki kurulur.
4.Hikmet: Elde edilen anlam, hayatın içine taşınır, eyleme dönüşür..
Bu, Said Nursî’nin Lemaat Risalesi’ndeki “Evvel tahayyül olur, sonra tasavvur gelir… sonra iz’an olur, sonra iltizam ve itikad gelir” (2) şeklindeki bilgi mertebeleriyle paralellik gösterir. Yani okuma, zihinde doğan bir fikrin bilince, inanca ve nihayet aksiyona dönüşme sürecidir.
3. Fethullah Gülen’in Okuma Anlayışı: Stratejik Perspektif
Fethullah Gülen, okumayı hem bireysel gelişim hem de toplumsal diriliş için “stratejik bir faaliyet”olarak görür. Ona göre, okuma eylemi yalnızca entelektüel bir uğraş değil, aynı zamanda “geleceği şekillendirme” sorumluluğudur. “Elimizdeki eserlerin iyi okunması, orada verilen mesajların bugünkü dünyamız adına ifade ettiği mânâların, yarınki hayatımız adına gösterdiği hedeflerin iyi anlaşılması çok önemlidir… Önemli olan o eserleri ciddî bir müzakereyle ele almak ve onların geleceğimiz adına gösterdiği hedefleri görebilmektir.” (3)
Bu ifadede iki temel kavram öne çıkar:Stratejik okuma ve hedef belirleme ile ciddi müzakere ve aksiyon.
Stratejik okuma, metinlerin yalnızca bilgi edinme amacıyla değil, geleceğe yönelik hedefler oluşturmak için okunmasıdır.
Hocaefendi’ye göre, bir metin üzerinde düşünürken şu sorulara cevap aramak gerekir:
“Bu metin bana hangi mesajı veriyor?”, “Bu mesaj bugünün dünyasında ne ifade ediyor?” ve “Bu fikir geleceğe nasıl ışık tutabilir?”
Metinler bu bakışla ele alındığında, yalnızca anlam değil, “vizyon” da üretir. Okuma, böylece bir “gelecek planlama” aracına dönüşür (4).
Okuma süreci, müzakere ve aksiyonla tamamlanır. Müzakereli okuma; anlamı derinleştiren, farklı bakış açılarını birleştiren bir yöntemdir. Bu yöntemde önemli olan, fikirleri özgürce tartışmak, anlamı çoğaltmaktır.
Gülen, “Nesl-i Cedid ve Dirilişin Esasları” sohbetinde bu noktayı şöyle vurgular: “Dünyayı doğru okumak lazım; insanlara bir şey anlatacaksak, evvelâ o insanları kendi kültürleriyle doğru okumamız lazım… Kitapları müzakere mevzuu yaparak, ciddiyetle müzakere etmemiz lazım.” (5)
Bu yaklaşım, hem bireyin hem toplumun “yenilenme ve dirilişini” mümkün kılar. Çünkü müzakereli okuma, bilginin içselleştirilip davranışa dönüşmesini sağlar. Bu da bilgiden hikmete geçişin pratik karşılığıdır.
Hem Hocaefendi’nin hem de Bediüzzaman!ın vurguladığı ortak nokta, bilginin *”eyleme dönüşmeden eksik kalacağı” gerçeğidir. Bilgi, yorumlandığında anlayış; uygulandığında hikmet haline gelir. Bu anlayışla yapılan okumalar, bireyin düşünsel kapasitesini geliştirdiği gibi, toplumsal bilinç ve vizyonu da güçlendirir.
Müzakereli okuma, bu anlamda sadece bir yöntem değil, bir “hayat” biçimidir. Her okuma, yeniden düşünme ve yeniden inşa etme çağrısıdır. Eserler, “ne söylüyor?” sorusunun ötesinde “bana ne yaptırıyor?” sorusuyla okunmalıdır. Ancak bu şekilde bilgi, zihinde bir iz bırakır ve hayata yön verir.
Kısaca okuma, insanın kendisini ve dünyayı anlama yolculuğudur. Müzakereli okuma ise bu yolculuğu bilinçli, stratejik ve dönüştürücü bir hale getirir.
Bu metodoloji, bireyin okuduklarından sadece bilgi değil, *”hikmet” üretmesini sağlar.
Ciddi müzakere ve aksiyonla desteklenen bir okuma disiplini; düşünmeyi, sorgulamayı, planlamayı ve üretmeyi öğretir.
Elimizdeki eserleri “ciddi müzakere” ve “gelecek vizyonu” perspektifiyle okumak; sadece entelektüel bir faaliyet değil, insanın varlık amacını yeniden hatırlamasıdır.
Bu, “bilgiden hikmete giden stratejik yolun” en güvenilir metodolojisidir.
Yazar: Ali Cöre
Kaynakça
2. Said Nursî, *Lemaat Risalesi*.
3. Fethullah Gülen, *Sosyal Hayatta Sebep-Sonuç İlişkisi*, **Sızıntı Dergisi**, Mayıs 1996.
4. Fethullah Gülen, *Sistemli Kitap Okuma*, **fgulen.com**.
5. Fethullah Gülen, *Nesl-i Cedid ve Dirilişin Esasları*, **Bamteli Sohbeti**, 19 Kasım 2017.